Big Ben
Officially called the Great Bell, the bell in Elizabeth Tower is commonly known as "Big Ben" and is arguably London's most iconic landmark. Particularly its hourly chimes, known as the Westminster Chimes, are a popular event.
Completed in 1859, Elizabeth Tower stands at the north end of the Houses of Parliament. Originally known as the Clock Tower, the name was changed in 2012 to commemorate the Diamond Jubilee of Elizabeth II. The original clock tower was built during the reign of King Edward I. Located on the northern side of New Palace Yard, it contained a bell and a clock, first named "Great Edward" and later known as "Great Tom."
After a terrible fire, which destroyed most of the Palace of Westminster in 1834, architects were invited to submit their designs for a new structure. Out of 97 submissions, Sir Charles Barry and his designs were the winning selection. The original plan, however, did not include a clock tower. This was added retrospectively in 1836. The bell for the clock tower was cast by Warners of Norton, near Stockton-on-Tees, in 1856. After arriving in the Port of London and being transported across Westminster Bridge on a carriage pulled by 16 white horses, the bell was hung in New Palace Yard. After a series of daily tests, the bell cracked on October 17, 1857. Since Warners asked for too high a price to recast the bell, George Mears of the Whitechapel Foundry was appointed to do the job. The second bell was cast on April 10, 1858. This bell was 2.5 tons lighter than the first bell and took 30 hours to insert the bell into the tower. Big Ben rang for the first time on July 11, 1859; however, it cracked soon after, in September of the same year. Not until 1863, when Sir George Airy presented a solution for fixing the bell, did Big Ben strike again. His solution was to turn the bell by a quarter, so that the hammer would strike a different spot. Thanks to a small square that was cut into the bell, the crack was prevented from spreading further. Due to current refurbishment, both Big Ben and Elizabeth Tower tours are suspended until 2021. Big Ben will also not chime due to repair work to the clock mechanism.
Her sokağında benzersiz bir hikaye bulabileceğiniz Londra’ya hoş geldiniz!
Thames Nehri’nin ikonik kıyılarına kurulmuş olan bu hareketli başkent; keşfedilmeyi bekleyen sınırsız macera, kültür ve mutfağın bir mozaiğini sunuyor.
Big Ben ve Buckingham Sarayı gibi ikonik simgesel yerlerin sizi tüm görkemiyle karşıladığı, yüzyıllara yayılan zengin mirasın gururla sergilendiği dünyaya adım atın. Bu ikonik yapılar, mutlaka çekmek isteyeceğiniz selfie’lerin arka planını süsleyecek. Londra, ünlü simgesel yerlerle dolu bir şehirden çok daha fazlasıdır. Enerji ve yaratıcılıkla dolup taşan Soho, Camden ve Notting Hill gibi capcanlı mahalleleriyle dünyanın her yerinden çok çeşitli insanların buluşma noktasıdır. Doyurucu balık ve patates kızartması tabakları sunan geleneksel İngiliz pub’larından dünya lezzetlerini bulabileceğiniz popüler restoranlara kadar her yerde, şehrin mutfak lezzetleriyle duyularınızı şımartabilirsiniz. Sıra dışı kafelerde taze demlenmiş kahvenin tadını çıkarabilir, hareketli gıda pazarlarında el yapımı lezzetler deneyebilir veya Michelin yıldızlı restoranlarda şık yemekler yiyebilirsiniz.
Antik eserlerden en güncel modern sanata kadar her şeyi bulabileceğiniz birinci sınıf müzeler, galeriler ve tiyatrolarıyla Londra’nın gitgide büyüyen sanat dünyasını keşfedin. Her gece göz alıcı müzikaller ve sürükleyici dramaların sahnelendiği West End’in çarpıcı atmosferine tanık olun.
Londra, macera arayanlar için de doğru şehir. Geniş parkları ve gizli yeşil alanları keşfedin, Thames’de nehir gezisine çıkın veya butikler ve vintage mağazalarıyla dolu, Arnavut kaldırımlı büyüleyici sokaklarda dolaşın. Güneş battığında da kendinizi şehrin efsanevi gece hayatına bırakın.
Çeşit çeşit heyecan verici restorandan son derece başarılı eğlence gösterilerine kadar her şeyi sunan Londra’da herkes için bir şeyler vardır. Herkesin ziyaret etmeyi iple çektiği, İngiltere ve Birleşik Krallık’ın başkenti olan Londra, dünyanın her yerinden insanın bir araya geldiği ve her zaman değişen bir metropoldür. Söylenene göre, 8 milyonun üzerinde nüfusu olan Londra’da 300’den fazla dil konuşuluyor.
Böylesine çeşitlilik barındıran bu şehir, her yıl milyonlarca yabancı turist, öğrenci ve yeni şehir sakinini kendisine çekiyor. Bu nedenle, dünyada en fazla sayıda milletten insanın geldiği ve en çok ziyaret edilen şehirlerden biri.
Londra, Britanya’nın en sevilen yerlerinden bazılarına ev sahipliği yapar: İngiliz Kraliyet Ailesi’nin mütevazı evi olan Buckingham Sarayı, Londra’nın en ünlü simgesel yeri sayılan Big Ben, Londra merkezinde Marble Arch ile Oxford Street’in altında kalan dört Kraliyet Parkı’nın en büyüğü Hyde Park ve son olarak Thames Nehri’nin ve şehir silüetinin ikonik manzarasını sunan, etkileyici London Eye veya Canary Wharf yakınındaki, geniş bir alana uzanan Emirates Air Line teleferiği.
Uzun ve ilgi çekici bir geçmişe sahip olan Londra’da çok sayıda tarihi ve kültürel mekan bulunur. Bunun dışında, yılın her ayında ilginizi çekebilecek modern ve sıra dışı cazibe noktaları vardır.
Bu heyecan verici ve modern şehirde en sevdiğimiz gizli noktalardan bazılarını sıraladık:
- Gizli Londra Turları: London Transport Museum’da Londra Metrosu’nun gözlerden gizlenen taraflarını keşfedebilir, Londra’daki kullanımdan kalkmış istasyonları ve gizli bölgeleri ziyaret edebilirsiniz.
- Chin Chin Labs: Leicester Square’den birkaç dakika mesafedeki Soho şubesi de dahil olmak üzere, Londra’da üç yerde bulunan bu sıra dışı dondurmacıda sıvı nitrojenle yapılmış dondurmaları deneyebilir ve bunların nasıl yapıldığını görebilirsiniz.
- Dennis Severs' House: Londra'nın en özgün ve sürükleyici deneyimlerinden biri olarak kabul edilen, evden müzeye dönüştürülmüş bu mekanın odaları, geçtiğimiz yüzyılda o evde yaşamın nasıl olduğunu gösteren bir zaman kapsülü olarak Dennis Severs tarafından yeniden tasarlanmıştır.
- Camden Passage: Islington’da Upper Street’in arkasında bulunan bu küçük ve gizli sokakta güzel kafeler, bağımsız butikler, antika pazarları ve vintage mağazaları bulunur.
- Geçmişte gizlice içki satılan yerler ve kafeler: Londra birçok gizli bar ve mekanıyla ünlüdür. Geçmişte gizlice içki satılan yerler arasından bugün en sevilenlere örnek olarak The Luggage Room ve The Little Yellow Door gösterilebilir. Alkollü içki tercih etmiyorsanız Regent Street’teki People’s Place veya Piccadilly’deki Swans Bar gibi gizli Londra kafelerini de ziyaret edebilirsiniz.
- Lewisham Micro Library: Güney Londra’daki Tyrwhitt Road’un köşesinde, minyatür bir kütüphaneye dönüştürülmüş telefon kulübesini görebilirsiniz. Bu ücretsiz kütüphaneye uğrayıp istediğiniz kitabı alabilirsiniz ama siz de bir kitap bıraktığınızdan emin olun.
- High Street Kensington Farmers’ Market: 2020’de kurulan ve henüz fazla keşfedilmemiş, Kensington and Chelsea Kraliyet Mahallesi’nin kalbinde yer alan bu açık hava pazarında mevsimlik taze ürünler ve öğle yemeği için leziz atıştırmalıklar sunan 30 tezgah bulunur.
- Stephen Wright'ın House of Dreams Müzesi: Bu Londra evinin içinde ve dışında bulunan her yüzey, 20 yıldan fazla zaman içinde toplanan ham sanat eserleriyle süslenmiştir. Oyuncak bebek kafalarından sahte dişlere, peruklardan biblolara kadar çok çeşitli eserler bulunur.
- Eşsiz mahalleler: Londra, dünyanın en sıra dışı ve pitoresk mahallelerden bazılarına ev sahipliği yapar. Soho gibi bazı mahalleler çeşitli yemek, gece hayatı ve alışveriş seçenekleri sunar. Soho Theatre ve Kingly Court gibi popüler noktalar da bunlar arasındadır. Alışveriş yaparak eğlenmek isterseniz Londra’da West End’in alışveriş ve eğlence merkezi olan Covent Garden’a gidebilirsiniz. Bunun dışında, Carnaby Street ve Oxford Street gibi şehrin en yoğun ve popüler alışveriş caddelerinden bazılarını ziyaret edebilirsiniz. Daha sakin ve lüks bir deneyim için Londra’nın en ayrıcalıklı mahallelerinden biri olan Mayfair’a gidebilirsiniz. Burada Londra’daki en iyi moda, sanat ve gastronomi noktalarından bazılarını keşfedebilirsiniz.
Bu başkent kafa karıştırıcı ve pahalı olabilir. Ancak şehrin birçok cazibe noktasını keşfetmek için Londra Metrosu’nu kullanıyorsanız biletlerinizi seyahat kartı yerine temassız kart veya Oyster (internetten önceden sipariş edebilirsiniz) kullanarak aldığınızdan emin olun. Londra ve çevre bölgeleri kapsayan geniş bir ağa sahip olduğu için şehri keşfetmenin en iyi yolu olan Londra Metrosu, aynı zamanda en uygun fiyatlı ulaşım seçeneği de olabilir. Heathrow’a iniyorsanız Piccadilly Line metrosuna binerek Londra merkezine kadar gidebilirsiniz.
Son olarak, Londra için aklınızda tutmanız gereken en önemli seyahat ipucu da yürüyen merdivenlerde daima sağda durmaktır. Sol tarafın yürüyen yolcular için ayrıldığını unutmayın.























